Adalet Mekanizması Nedir ?

25.06.2019
A+
A-
Adalet Mekanizması Nedir ?

Adaletin kelime anlamı nedir?

Adaletin kelime anlamı; hak ve hukuka uygunluk, hak ve hukuku yerine getirme ve doğruluktur. Eş anlamlısı ise ‘Türe’ dir. Adalet kelime anlamından da çıkarılacağı üzere hak ve hukuku kapsamına alan bir mekanizmadır. Neden mekanizma diyoruz? Çünkü mekanizma ‘organların işleyiş biçimini’ ifade eder. Adaletin organları ise ‘Hak’ ve ‘Hukuk’tur. İşte bu Hak ve Hukuk organlarının uygun bir şekilde işlemesi, aynı bir motorun çarkları gibi birbirini izleyen ve birbirlerini tamamlayan bir biçimde hareket etmesi gerekir ki ‘Adalet’ ortaya çıksın.

Adaleti az da olsa ortaya çıkardığımıza göre şimdi ‘Adalet’ mekanizmasının en büyük ve kutsal örgüt olan Devlet içerisindeki yerini değerlendirelim. Devletin yapılarını en basit haliyle Yasama, Yürütme, Yargı olarak nitelendirebiliriz. Anlamları ise yine basitçe; yasama milleti, yürütme devleti yönetenleri ifade eder. Yargının ifade ettiği hususlara gelirsek karşımıza ‘bağımsızlık’ ve ‘tarafsızlık’ terimleri çıkar. Devletin yargı organları, mahkemeleri, vatandaşlarına karşı tarafsız olmalı ve bu yargı organları hiçbir kurum ve kuruluşa ya da şahsa bağlı olmadan bağımsız bir şekilde hüküm verebilmelidir. Bağımsızlık ve tarafsızlık terimlerinin anlamı bu şekildedir. Bu hususları Adalet ile de iç içe görmekteyiz. Çünkü ‘Adalet’ mekanizmasının vazgeçilmezleri arasında yer alır bu hususlar.

Devlet ile Adalet arasında var olan bağı anladığımıza göre geriye bu hususların toplumsal yaşamdaki yerini ortaya koymamız kalıyor.

Adalet ile bağımsızlık ve tarafsızlık terimleri mündemiçtir dedik. Adalet mekanizmasının içerisinde hak ve hukuk kavramları yer alır dedik. Hukukun ne anlama geldiğine geçelim. Hukuk, toplum düzenini sağlayan kurallar olarak ifade edilir. Toplum düzenini sağlayan kurallar yani hukuk, toplumun her kesimini kapsamı altına almalıdır. Toplumun bütününü kapsamına alan bir düzenin tarafsız olması gerekir. Bu sebeple tarafsızlık kavramı yine ön plana çıkar. Eşit muamele, insan haklarının korunması ve bunun doğru şekilde savunulması toplumsal hayatı kolaylaştırır ve bu durum tabii ki Devlet düzeni için tartışılmaz bir öneme sahiptir.

adalet-sanalkasif

Adalet ve Toplumsal Yaşam

Toplumsal yaşama katkı sağlamak bireyleri ve bireylerle birlikte Devlet’i yüceltir, saygın hale getirir. Bireyler toplum içerisinde kaybolmaz, memnuniyet ve huzur duygularıyla beraber adaletin var olduğu inancıyla hareket ederler ve bu güzel hislerle yeni nesiller yetiştirirler. Bu da düzenin istikrarlı bir şekilde devamını sağlar. Sağlıklı bir toplumun anahtarı Adalet’tir.

Hukuk ve toplumsal yaşam arasındaki bağı da ortaya koyduk. Sırada ‘Hak’ kavramı var. Hak hukukun ve adaletin bir bireye sağladığı kazanım olarak tanımlanabilir. Bu kazanım, bireylerin toplum içerisinde güvenli, hiçbir otorite tarafından baskı altında kalmadan yaşamalarını sağlar. Ayrıca yine toplumun her kesiminin değerlerini koruması işleviyle toplum içerisindeki düzeni sağlayan yegâne unsurlardan biridir. Toplumsal hayatın ve devlet bazında bu hususun günümüzde paha biçilemez değerde olduğu aşikâr iken ‘Hak’ kavramının bireyler için yeri de yadsınamaz niteliktedir. Hal böyleyken hak, hukuk, bağımsızlık hususları çağımızda bir Devletin kalkınabilmesi için gereklilik değil zorunluluk arz eder. Bu kavramların yanında bir önemli unsur daha vardır ki yukarıda saydığımız kavramların işlevsellik kazanabilmesi adına mutlak ihtiyaç duyulan bir özelliğe sahiptir.

adalet-sanalkasif

Adalet Kavramında Vicdanın Yeri

‘Vicdan’ unsuru bireylerin kendi kendilerini ahlaken yargılamaları anlamına gelen, bireyleri doğru yapmaya ve iyi olmaya yönelten bir içsel güç olarak ifade edilmektedir. Gerçekten önce kendimizi düzelteceğiz ki Devlet düzelebilsin.

Vicdan haksızlığa karşı çıkma hissidir. Vicdan insanların fıtratında var olan, onlara bahşedilen ulvi bir duygudur. Bu duygu gelişebileceği gibi körelebilir. Gelişmesi için gerekli olan toplum ahlakının ve adalet unsurunun varlığıdır. Körelmesi için de tam tersi yani ahlaksızlık ve adaletsizlik cereyanına kapılmış bir toplum olması gerekir.

Vicdan insanların kendi kendilerine muhasebe yapmasını sağladığı için, her bireyin sahip olduğunu düşünürsek, toplum hayatına mükemmel bir katkı sağlayacağını söylemek gayet mümkündür.

Vicdan diğer kavramlar gibi somut değil soyuttur. Bir insani duygudur. Bu sebeple diğer unsurlardan ayrılır ve düğer unsurların işe yaramasını, harekete geçmesini sağlar.

Neden böyle bir yazı yazma gereği duydum? Toplumsal değerlerimizi ve ahlakımızı kaybettiğimiz için. Sürekli bir şekilde yaralar alarak yozlaşan, saygı kavramı ortadan kalkan bir toplum içerisinde yaşadığım için. Dilerim bir an önce yanlışlarımızın farkına vararak önce kendimizi sonra toplum hayatını düzeltmek adına yol kat edebiliriz.

Toplumun her kesiminde bu değerlerin tekrar varlık kazanabilmesi için herkesin katkısı şarttır. Her birey önce kendisini düzelterek işe başlamalıdır. Daha sonra toplum için çalışmalar yaparak Milletinin ve Devletinin tümüne bu değerleri yaymaya çabalamalıdır.

 

 Ahmet Turan

 

Sizler için bugün Adalet Mekanizması konusunu ve Adaletin toplumsal kavramlarla olan ilişkisini inceledik. Dilerseniz daha önceki konumuz olan İstaklal Marşımız ve İstiklal Marşımızın kabul sürecini buradan inceleyebilirsiniz. 🙂

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.